Dünyayı hayran bırakan Çin tarzı güvenlik duygusu

Dünyayı hayran bırakan Çin tarzı güvenlik duygusu

CGTN Yazarı Cao Beidan'ın haberine göre, benzer güvenlik testleri”, son dönemde birçok yabancı içerik üreticisinin Çini anlatma biçimlerinden biri haline geldi. Böylece “Çin tarzı güvenlik duygusu”, küresel sosyal medya platformlarında giderek daha fazla ilgi görmeye başladı.

Sokak kenarına bırakılan kargo paketlerine kimsenin dokunmaması, markette işletme sahibi kısa süreliğine uyurken müşterilerin ürünlerin ücretini kendi başına QR kod okutarak ödemesi, gece yarısı tek başına sokakta şiş kebap yemek ya da sabaha karşı yalnız başına koşuya çıkmak… Çinde sıradan kabul edilen bu manzaralar, birçok yabancıyı şaşırtıyor.

Bazı yabancılar, Çine gelmeden önce güvenlik konusunda endişe duyduklarını ancak ülkeye geldiklerinde karşılaştıkları en büyük tehlikenin” lezzetli yemekler nedeniyle kilo almak olduğunu esprili bir dille anlatıyor.

Yabancı turistlerin inanılmaz” olarak nitelendirdiği bu görüntüler, aslında Çinde günlük hayatın sıradan bir parçası. Çin, cinayet, şiddet suçları ve silahlı olay oranlarının en düşük olduğu ülkeler arasında yer alıyor. ABD merkezli analiz ve danışmanlık şirketi Gallup’ın yayımladığı 2025 Küresel Güvenlik Raporuna göre, Çin halkının güvenlik hissi ve hukuk ve düzen endeksi” birçok Batılı ülkenin önünde bulunuyor.

Çinin resmi verileri de ülkedeki güvenlik algısının yüksek seviyesini koruduğunu gösteriyor. Buna göre, halkın güvenlik hissi endeksi 2025 yılında yüzde 98,2ye ulaştı ve bu oran son 6 yıldır yüzde 98in üzerinde seyrediyor.

Peki, bu güçlü güvenlik hissi nasıl oluştu?

Beijing Üniversitesi Sosyoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Lu Jiehua, Çinde dijital teknolojilerle desteklenen etkin kamu yönetimi sisteminin güçlü bir güvenlik ağı oluşturduğunu belirtiyor. Luya göre, Çin tarzı modernleşme süreciyle birlikte yaşam standartlarının yükselmesi de vatandaşların güven duygusunu pekiştiriyor.

Bu güvenlik hissi öncelikle kamu düzenine yansıyor. Son yıllarda Çin, yasaların uygulanmasını güçlendirerek kamu güvenliğini korumaya odaklandı. Yerel yönetimlerin şikayetlere hızlı yanıt vermesi ve güçlü taban yönetim mekanizmaları, olası sorunların büyümeden çözülmesini sağlıyor.

Edelman Güven Barometresi raporuna göre de Çinde hükümete duyulan güven ve geleceğe yönelik iyimserlik oranı dünya sıralamasında üst sıralarda yer alıyor.

Çin tarzı güvenlik hissi aynı zamanda geleceğe dair umutla da bağlantılı. Çin tarzı modernleşme, ortak refah hedefini temel alıyor. 2025 yılında Çin vatandaşlarının kişi başına düşen harcanabilir geliri bir önceki yıla göre yüzde 5 arttı. Çin ayrıca dünyanın en büyük eğitim, sosyal güvenlik ve sağlık sistemlerinden birine sahip.

İnsan odaklı bu kalkınma yaklaşımı, büyümenin sonuçlarının toplumun geniş kesimleriyle paylaşılmasını amaçlıyor. İnsanlar yaşamlarını güvence altında hissettiklerinde, geleceğe de daha güvenle bakabiliyor.

Bu güvenlik hissinin arkasında kültürel unsurlar da bulunuyor. Çinin geleneksel kültüründe öne çıkan toplumsal uyum, dayanışma ve huzur anlayışı, günlük yaşamda etkisini sürdürüyor. Modernleşme süreci ilerledikçe toplumsal medeniyet düzeyi de yükseliyor.

Çine geldikten sonra insanlara yeniden güvenmeyi öğrendiğini” söyleyen bir İngiliz ziyaretçinin sözleri, birçok yabancının ortak izlenimini özetliyor.

Jeopolitik gerilimler ve küresel belirsizliklerin arttığı günümüzde, bu güvenlik hissi daha da dikkat çekiyor. Bir ülkenin kendi istikrarını koruyarak kalkınmasını sürdürmesi, hem küresel istikrar hem de uluslararası yatırımcılar açısından önemli bir unsur olarak görülüyor.

Yabancı ziyaretçilerin Çindeki bu güvenlik hissine gösterdiği ilgi, aslında insanların daha huzurlu ve güvenli bir yaşam arayışının ortak olduğunu ortaya koyuyor. Çinin sunduğu bu tablo, tüm dünya tek ailedir” anlayışını daha somut hale getiriyor.

  Hibya Haber Ajansı